Kadife perdeler inerken ağır ağır sahneye
Gözlerim seni arar, gizlenmişim o gölgeye
Zifiri karanlıktayım, beş numaralı locada
Bir fısıltı gibi adın yankılanır koca odada
Mum ışıkları titrerken soğuk suların üstünde
Ben senin için besteledim, her notayı bu dertte.
Aynalar kırılır, sırlar dökülür bir bir yere
Ruhum mahkum olmuş o melek yüzlü sesine
Kaçma benden, korkma bu yaralı yüzümden
Cennetin tınısı dökülürken o dudaklarından…
Ben Operanın Hayaleti, karanlığın sessiz eli
Senin sesinle ördüm, bu delilikten kafesi
Maskem saklar acıyı, kalbim haykırır gerçeği
Bir müzik gecesinde, yitirdik her şeyi
Söyle aşkım, duyuyor musun bu mahşeri?
Yeraltı gölünde bir sandal, sessizce süzülür
Benim krallığımda zaman, kederle büzülür
Operanın ışığı söner, benim karanlığım başlar
Gözyaşların akarken, içimde fırtınalar kopar
Bir deha mı yoksa bir canavar mı duran karşında?
Sadece bir aşk dilencisiyim, bu taş duvarlar arasında.
Gülünü bıraktım karların beyaz bağrına
Bir ömür adadım senin o büyülü yankına
Seçim senin sevgilim; ya ışık ya da bu zindan
Ama unutma, vazgeçemez ruhum senin ruhundan!
Ben Operanın Hayaleti, karanlığın sessiz eli
Senin sesinle ördüm, bu delilikten kafesi
Maskem saklar acıyı, kalbim haykırır gerçeği
Bir müzik gecesinde, yitirdik her şeyi
Söyle aşkım, duyuyor musun bu mahşeri?
Ben Operanın Hayaleti, karanlığın sessiz eli
Senin sesinle ördüm, bu delilikten kafesi
Maskem saklar acıyı, kalbim haykırır gerçeği
Bir müzik gecesinde, yitirdik her şeyi
Söyle aşkım, duyuyor musun bu mahşeri?
Bırak şarkım sarsın seni...
Karanlığın müziği, son bulmasın...
Maskem düştü yerlere...
Sadece... dinle...














Ağaç şeklinde