Sonsuz bir denizdi, uçsuz bir boşluk
Ak Ana seslendi, dindi sarhoşluk
Kayıra Han vurdu, gökler yarıldı
Yeryüzü uyanıp, nura sarıldı.
Altın kazık çakıldı, kutlu kutup başına
On yedi kat çıkıldı, Tanrı’nın sır taşına
Hayat ağacı dikildi, kökü derin sulara
Dallar uzandı göğe, haber saldı kuşlara.
Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek
Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek
Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer
Demir dağlar eridi, yol verdi bize er!
Dokuz dalda dokuz halk, insanlığın mayası
Güneş’in mührü vurulmuş, her Türk’ün rüyası
Ama Erlik uyandı, karanlık dokuz kattan
Kara bir at üstünde, geçti o yedi hattan.
Alkarısı pusu kurar, lohusa düşlerine
Tepegöz’ün gözü dikili, Oğuz’un işlerine
Tulpar kanat çırpar, rüzgarı böler geçer
Ecel vakti gelince, Umay canları seçer.
Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek
Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek
Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer
Demir dağlar eridi, yol verdi bize er!
Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek
Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek
Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer
Demir dağlar eridi, yol verdi bize er!
Sonsuz döngü, devr-i alem...
Kül ile ateş, su ile kalem...
Uçmağ’a giden yol, keskin bir kılıçtan geçer
Korkak olan geride kalır, cesur olanı tarih seçer.
Kalksın şimdi şamanlar, vursun deri davula
Ruhlar dönsün semaya, karışsın her bir kula
Bozkurt ulur uzaktan, şafak sökene kadar
Bu destan bitmeyecek, Gök Çadır çökene kadar!
Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek
Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek
Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer
Demir dağlar eridi, yol verdi bize er!
Ötüken’in kalbinde çarpar bu kadim yürek
Kurt başlı sancaklar altında yürümek gerek
Gök Tanrı tepede, yer altta yağız yer
Demir dağlar eridi, yol verdi bize er!
Benzer Konular:














Ağaç şeklinde