
Avasım sözlükte “korumak, engel olmak; sığınmak” anlamındaki asm kökünden türeyen asımenin çoğuludur. “Koruyanlar, müstahkem mevkiler” anlamına gelmektedir. İslâm ordularının savaş maksadıyla sınırdan uzaklaştıkları zaman ülkeye girmeden önce düşman saldırılarına karşı sığınıp korundukları bölgeler olduğu için bu ad verilmiştir Avasım Şehirlerine.
Avasım ve Antakya da bulunan şehirleri Abbasi Devleti döneminde kurulmuştur. Abbasi Devleti halifesi Halife Harun Reşid zamanlarında kurulmuşlardır ve daha çok Bizans ile sınır olan bölgelerde yoğunlaşmaktadır Avasım Şehirleri. Abbasi Devlet halifesi halife Harun Reşid o zamanki Türklerin askeri gücünden faydalanmak amacıyla Avasım şehirlerini Bizans sınırlarına koymuştur. Abbasi halifesi Harun Reşid Türklere ve Türklerin askeri gücüne güvenerek Bizans Devleti’nden gelebilecek herhangi bir tehdide karşı Abbasi Devleti’ni savunacaklarını düşündüğü için Avasım şehirlerini Bizans İmparatorluğu’nun sınırlarına koymuştur.
Bu Avasım şehirlerinin yerinin belirlenmesinde Abbasi Devleti tarafından fethedilen toprakların savunulmasını ve yeniden kaybedilmemesini sağlamaktaydı. Müslümanların fetihlerden sonra Suriye’de teşkil ettikleri beş askeri bölgeden en kuzeydeki Cündü Kınnesrin, Abbasi halifesi Ebu Ca‘fer zamanından itibaren çok büyümüş ve geniş bir sahayı kaplamıştı. Bu saha kısaca Avasım adıyla bir bölge haline geldi ve tamamıyla askerî teşkilâta bağlayarak önemli noktalara askerî birlikler yerleştirdi. Bu yeni eyalet Antakya’dan güneybatıda Asi nehrinin denize döküldüğü yere, güneydoğuda Halep, Menbic ve bunun yanında Bizans sınırına kadar uzanan araziyi içine alıyordu. Yaklaşık 10. yüzyılda ise Antakya onun yerini aldı.













Hybrid şeklinde göster
