(1. Bölüm)
Dağların ardında sönmez bir ateş
Küllerin içinden doğar o güneş
Atalar seslenir derin uykudan
Kılıçlar çekildi, korku duy sudan!
Gök girsin kızıl çıksın andımız var
Yüreği tunç olanın dermanı var
Toprak kokusunda gizli bin yıllık sırlar
Yürüyor gölgeler, sarsıldı surlar!
(Nakarat)
Vur davula, yer yerinden oynasın!
Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın!
Demir dövdük şafak vakti dağlarda
Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda!
Hey! Hey! Hey!
(2. Bölüm)
Kurtların uluyuşu rüzgara karışır
Eski tanrılar bu kavgada barışır
Ne ipek yolu durdurur bizi ne boran
Yazgımız yazılmış, vakit o vatan!
Kanla sulandı bu kadim topraklar
Dökülsün artık sararmış yapraklar
Sazın teli kopsa da yürek susmaz
Aşkın ateşi bu bağrımda sönmez!
(Nakarat)
Vur davula, yer yerinden oynasın!
Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın!
Demir dövdük şafak vakti dağlarda
Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda!
Hey! Hey! Hey!
(Nakarat)
Vur davula, yer yerinden oynasın!
Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın!
Demir dövdük şafak vakti dağlarda
Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda!
Hey! Hey! Hey!
(Bridge)
Karanlık çökerken obaya sessiz
Gidenler döner mi, kaldık biz nefessiz?
AMA SÖZ VERDİK BİR KERE!
DİRİLECEĞİZ BİN KERE!
(Final)
Demir ve Kopuz!
Kül ve Ateş!
Sonsuzluğa dek!
(Nakarat)
Vur davula, yer yerinden oynasın!
Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın!
Demir dövdük şafak vakti dağlarda
Ruhumuz hür, gezeriz uçmağlarda!
Hey! Hey! Hey!
(Nakarat)
Vur davula, yer yerinden oynasın!
Çal kopuzu, dertli gönül kaynasın!
Demir dövdük şafak vakti dağlarda
Ruhumuz hür, gezeriz uçmağ