Yer altından yükselir eski bir nefes,
Karanlık çağırır, duyulur o ses.
Dokuz kat aşağıda hüküm süren han,
Adı korkuyla anılır: Erlik Han!
Kara çamurun içinden doğan lanet,
Gölgeler içinde saklı bir kehanet.
Tanrı’dan kopan, düşen o varlık,
İçinde büyür sonsuz karanlık.
Altın taht değil, kemikten bir saray,
Ruhlar zincirlenmiş, çığlıklar kolay.
Her adımında titrer yedi kat yer,
Erlik’in hükmü ölümle değer.
Erlik Han! Gecenin efendisi!
Ruhları çalar, karanlık bestesi!
Erlik Han! Yer altı kralı!
Kaderi yazar, sonsuz karanlığı!
Erlik Han! Gecenin efendisi!
Ruhları çalar, karanlık bestesi!
Erlik Han! Yer altı kralı!
Kaderi yazar, sonsuz karanlığı!
Atı kara, gözleri ateşten bir iz,
Peşinde sürükler lanetli bir iz.
Kırk kapıdan geçer ruhların çığlığı,
Her biri mühürlü kaderin ağı.
Şamanlar bilir, davul çalar gece,
Onun adıyla titrer her hece.
Kurumuş dallar gibi çatlar umut,
Erlik’in gölgesinde yoktur hudut.
Davullar vurur, kopuz ağlar,
Ruhlar dans eder karanlık dağlar.
Ateşin diliyle yazılır son,
Erlik Han çağırır: “Gel bana, son!”
Erlik Han! Gecenin efendisi!
Ruhları çalar, karanlık bestesi!
Erlik Han! Yer altı kralı!
Kaderi yazar, sonsuz karanlığı!
Erlik Han! Gecenin efendisi!
Ruhları çalar, karanlık bestesi!
Erlik Han! Yer altı kralı!
Kaderi yazar, sonsuz karanlığı!
Erlik Han! Gecenin efendisi!
Ruhları çalar, karanlık bestesi!
Erlik Han! Yer altı kralı!
Kaderi yazar, sonsuz karanlığı!
Erlik Han! Gecenin efendisi!
Ruhları çalar, karanlık bestesi!
Erlik Han! Yer altı kralı!
Kaderi yazar, sonsuz karanlığı!
İhanetin tohumu, düşüşün adı,
Işık terk etti onun kanadı.
Yer altı çürür, çürür insanlık,
Erlik’in nefesi saf karanlık!
Kefen gibi sarar geceyi sis,
Kaçamaz kimse, bu lanetli his.
Son nefesinde duyarsın onu,
“Benim krallığım… ebedi sonu!”
Dokuz kat iner ruhun sessiz,
Erlik bekler… sonsuz, nefessiz.
Karanlık yazgı, kaçış yok artık,
Erlik Han ile başlar karanlık…
Benzer Konular:












Hybrid şeklinde göster
