Seninle hiç konuşmadık sanırım bu konuları, ilginç. Ben de çocukken öyleydim. Hatta şu meşhur Galatasaray - Arsenal maçını -hani şu penaltılarla alıp UEFA kupasını aldığımız- üç teyp kasetine kaydetmiştim. Maç uzayınca tek kasete sığmamıştı yani.
Ben de ezbere bilirdim, hatta uydurma maç anlatımları yapardım. Sanki telefon bağlantısı yapılmışçasına olsun diye de evde bebek telsizleri vardı; record'a basıp, birini teybin yanına koyup, içeri gidip kapıyı kapatıp oradan anlatıp kaydederdim. Arkasına da farklı radyodan kaydettiğim saha efektini eklerdim ki gerçek maç ambiyansı olsun. Bunları yaparken 9-10 yaşındaydım. İleride nasıl bişi olacağım o zamandan belliymiş.