Başlangıç yoktu, yalnızca gök ve su,
Sessizliğin içinde doğdu ulu ruh.
Karanlık boşlukta bir ışık yandı,
Kayra Han’ın sözüyle kader yazıldı.
Yüksek katlarda oturur göğün tahtında,
Yıldızlar döner onun bakışlarında.
Zamanın kapısı açıldı bir anda,
Evren şekil buldu kutsal buyruğunda.
Ey göğün ulu hanı, Kayra Han!
Rüzgâr adını taşır her zaman.
Gök kubbede yankılanır ferman,
Başlangıcın adı sensin her zaman.
Ey göğün ulu hanı, Kayra Han!
Rüzgâr adını taşır her zaman.
Gök kubbede yankılanır ferman,
Başlangıcın adı sensin her zaman.
Ülgen’e verdi ışığın yolunu,
Yeryüzüne serdi yaşamın tohumunu.
Göğün katları yükseldi bir bir,
Yıldızlar oldu sonsuzluğun mühür.
Bozkırın rüzgârında eski bir ses,
Ataların duası, kadim nefes.
Gök Tengri’nin altında yankılanır adın,
Zamanı aşan bir kutsal yadigârın.
Ey göğün ulu hanı, Kayra Han!
Rüzgâr adını taşır her zaman.
Gök kubbede yankılanır ferman,
Başlangıcın adı sensin her zaman.
Ey göğün ulu hanı, Kayra Han!
Rüzgâr adını taşır her zaman.
Gök kubbede yankılanır ferman,
Başlangıcın adı sensin her zaman.
Gecenin koynunda yıldızlar yanar,
Göğün derinliğinde kadim sırlar.
Ve her doğan günle birlikte anılır,
Kayra Han’ın sonsuz hükmü yaşar.
Ey göğün ulu hanı, Kayra Han!
Rüzgâr adını taşır her zaman.
Gök kubbede yankılanır ferman,
Başlangıcın adı sensin her zaman.
Ey göğün ulu hanı, Kayra Han!
Rüzgâr adını taşır her zaman.
Gök kubbede yankılanır ferman,
Başlangıcın adı sensin her zaman.
Ey göğün ulu hanı, Kayra Han!
Rüzgâr adını taşır her zaman.
Gök kubbede yankılanır ferman,
Başlangıcın adı sensin her zaman.