![]() |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara. Akan yıldıza. Bir kibrit çöpüne varana. Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini... Ahmet Arif |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] ÇOCUKLAR GİBİ Bende hiç tükenmez bir hayat vardı Kırlara yayılan ilkbahar gibi Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı Göğsümün içinde ateş var gibi Bazı nur içinde, bazı sisteyim Bazı beni seven bir göğüsteyim Kah el üstündeydim, kah hapisteydim Her yere sokulan bir rüzgar gibi Aşkım iki günlük iptilalardı Hayatım tükenmez maceralardı İçimde binlerce istekler vardı Bir şair, yahut bir hükümdar gibi Hissedince sana vurulduğumu Anladım ne kadar yorulduğumu Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi Şimdi şiir bence senin yüzündür Şimdi benim tahtım senin dizindir Sevgilim, saadet ikimizindir Göklerden gelen bir yadigar gibi Sözün şiirlerin mükemmelidir Senden başkasını seven delidir Yüzün çiçeklerin en güzelidir Gözlerin bilinmez bir diyar gibi Başını göğsüme sakla sevgilim Güzel saçlarında dolaşsın elim Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim Sevişen yaramaz çocuklar gibi SABAHATTİN ALİ |
Yanıt: Günün Şiiri
DEPREM Gürültü kopar uzaktan Sular fışkırır topraktan. İnsanlar yolu bulamaz Oluşan bir karanlıktan… Bu bir depremin sesidir. Bir canavar nefesidir… Karanlık kaplar her yeri. Bilmem kentin neresidir? Anne ağlar yavrum diye Çocuk ağlar annem diye. İnsanların hepsi şaşkın… Bakamazsın bu sahneye. Elimizden bir şey gelmez Bu felâket hiç sevilmez. Bu sarsıntı yer küreden… Daha önceden bilinmez. Sağlam temel sağlam evler Sözüm size mimar beyler. Sağlam yapın her binayı! Yıkılmasın kentler köyler! Halkım hiç acı çekmesin Artık gözyaşı dökmesin! Sağlam yapın her binayı Deprem bize kükremesin! Çok üzgünüm acılardan Kurtulalım sancılardan… Çığlıklara dönüp bakın Ders alalım buncalardan. İbrahim ŞİMŞEK |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] KIRKI ÇIKMAMIŞ SEVDAMIZA ŞİİR paylaşılan mutluluğu severim engin denizler kadar güzeldir o bana ait olmayan cesetleriyaktım bütün gece küllerini savurdum dans ettim ay kaydı yıldızlar gülüştü pervasızca ve saçlarımdan bir demet düştü suya aldım öptüm gözbebeklerinden cazibesini yitirmiş bir kadındın sen seni ben güzel yaptım davudi bir sesim vardı sonra kayboldu yıldızların üzerine çığ düştü ve ellerim damıttı ellerini-utandın-demek ki biliyorsun ah,tarihsiz duyguların ilk resmini bulutlara çizilen gözlerine çiy düşmüştü üşümüştün aldım ısıttım seni ben uzaktan severim seni de öyle sevdim bir tutam gökkuşağı karıştı sevdamıza kuş kanadı bir tutam bıraktık korkularımızı uçtuk gittik İBRAHİM TENEKECİ |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] KUŞLARLA Kuşlar uçar, Ben koşarım. Onların kanatları var, Benim kanadım kollarım. Kuşlar kanadını çırpar, Ben de kolumu sallarım. Uçun kuşlar, uçun kuşlar, Hepinizle yarışım var. TEVFİK FİKRET |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] YALNIZLIĞA DAİR Can yoldaşın olmazsa olmasın Yalnızım diye hayıflanmayasın. Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi; Bir anne şefkatine müsavi; Üç adım ötede deniz; Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz. Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara; Ağaç yaprak verir, sır vermez rüzgâra Ve kış yaz, Dalda kuş eksik olmaz. Dağ başında duman. Yalnızlık nedir göreceksin öldüğün zaman CAHİT SITKI TARANCI |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] HAN-I YAĞMA Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır; Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır! Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir? Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir! Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray, Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay; Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var. Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar. Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini. Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.. . Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak! Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak! Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak, Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! TEVFİK FİKRET |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] ÇOKLUK SENİNDİR Özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir Özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir Suya giden bir adam mesela omzunu eğri tutsa Güneş, su ve adamın omzundaki eğrilik senindir Ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın Kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir Kararan dünya yeni bir güle bir ateş parçasıdır Bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir Bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın Ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir Benim sevdiğim su senin suyunun öz kardeşidir Senin suyunun bıraktığı güçler artık senindir Çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi Her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir Senindir ey sonsuz veren ne varsa hayat gibi Tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir Ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın Aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir TURGUT UYAR |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] BİR GÜN ANLARSIN Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine Sevmek neymiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek neymiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek neymiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek neymiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden Bir gün seni sevdiğimi anlarsın ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] BANA BİR ŞARKI SÖYLE Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İçimde bir şeyler kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir şarkı söyle Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt Dökül karanlığıma ışıklar gibi Al beni, al, en uzaklara götür Sesin, aksın içimde bir pınar gibi Bana bir şarkı söyle Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle Bazen kar nasıl hazin yağar bilirsin Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel En hüzünlü sesinle, en dokunaklı Bana bir şarkı söyle ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Ben seninle çay içmek istiyorum. Seni duymak, seni görmek, seni bilmek, seni yanımda hissetmek istiyorum. Sana şiir okumak istiyorum, yazmaktan bıktım, usandım... Ben artık yazıları sana söylemek istiyorum. Küçük bir evde, büyük hayaller kurmak istiyorum. Sobanın yanında, seninle birlikte, üşüyen ellerimi çayın sıcaklığına bırakmak istiyorum. Ben aslında sevmek değil, seninle yaşlanmak istiyorum. Özdemir ASAF |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] İnsanlar vardır, Soğuk duvarlar misali Gülümsemenin sıcaklığını bilmezler, Bilseler de sevmezler... İnsanlar vardır; Gelip geçerler hayatlarımızdan. Kimi hiçbir iz bırakmaz ardından, Kimi hafifçe okşar ruhumuzu, Kimi de hüzün bırakır ardından. İnsanlar vardır; Usulca sokulurlar içimize, Sonsuzcasına orada kalsın isteriz. Bazıları serap gibidir, Yokluğunda hayalleridir gerçeğimiz... İnsanlar vardır; Su gibi aziz, su gibi duru. Konuştukça su olur akarlar kalbimize, Kan gibi, Can gibi, Canan gibi... İnsanlar vardır; Işığı sönmüş yıldızlar gibi çaresizdirler. Açtın mı kollarını, Kalbine doldururlar ışığı. İnsanlar vardır, Soğuk duvarlar misali Gülümsemenin sıcaklığını bilmezler, Bilseler de sevmezler... İnsanlar vardır, Gelip geçerler hayatlarımızdan Kimi depremlerle gider, Kimi fırtınalarla… Ben kalanlardan yanayım. Gitmeyenlerin sabrını severim, Sarılıp bırakmayanların sıcaklığını... Şems-i Tebrizi |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] HER SOLUK ALIŞTA Kaldırın bugün ne kadar engel varsa güneşle aranızda, elinizin değdiği her şey gökyüzü koksun Türkülerle doldurun göğsünüzü açılın kırlara çiçekler devşirin kolan vurun ağaçtan ağaca her soluk alışta duysanız bile o zonkloyan hüznü Bugün ilkyazın ilk günü KEMAL ÖZER |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] BEN SENİ SEVDİM Mİ? Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim bozbulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Bırak, buz kessin kışım hatta baharım. Bırak, güneş altında zemheride kalayım. Yine dönüp dolaşıp seni bulsun sol yanım. Yine seni söyleyip yine seni yazayım... Bırak, sesleneyim sana şarkı ya da şiirle, Senin için dillensin her cümle, her kelime Yine sende başlasın gün... Sende bitsin her gece!.. Birhan EROĞLU |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Eylül’dü. Dalından kopan yaprakların Sararan yanlarına yazdım adını Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. Eylül’dü. Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız Adımlarımızın kısalığı bundandı Bundandı gözlerimin durgunluğu. Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan, Ellerin kadar ıssız, Sen kadar zamansız molalar veriyordum Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz. Eylül’dü. İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin, Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun. Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde. Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman En çok sesini aradım. Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ. Gözlerini sildi zaman.. Dedim ya… Eylül’dü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin Cemal Süreya |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] BEN EYLÜL SEN HAZİRAN Bir eylüldü başlayan içimde Ağaçlar dökmüştü yapraklarını Çimenler sararmıştı Rengi solmuştu tüm çiçeklerin Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı Katar gidiyordu kuşlar uzaklara Deli deli esiyordu rüzgar Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar Neydi o bir zamanlar Sevmişliğim, sevilmişliğim O heyheyler, o delişmenlikler neydi Ne bu kadere boyun eğmişliğim Ne bu acıdan korlaşan yürek Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım Beni kötü yakaladın haziran Gamlı, yıkık eylül sonuma Bir ilk yaz tazeliği getirdin Masmavi göğünle Cana can katan güneşinle Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime Çiçekler açtı dokunduğun Çimler büyüdü yürüdüğün Ve güller katmer oldu güldüğün yerde Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi Oldurduğun yemişlerin ağırlığından Dallarım yere değiyor Güneşi batmadan saçlarının Bir dolunay doğuyor bakışlarından Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan Ölebilirim artık Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma Baksana; parmak uçlarım ateş Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe Benimle uyu, benimle uyan Birlikte varalım on üçüncü aylara ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] BAHAR ŞARKISI Titrek bir damladır aksi, sevincin Yüzünün sararmış yapraklarında; Ne zaman kederden taşarsa için Şarkılar taşırsın dudaklarında. İşlerken hülyanı sesten örgüler, Bir çini vazodan dökülen güller Gibi hayalinde şafaklar güler Buruşmuş bir çiçek parmaklarında. Gözlerin kararan yollarda üzgün Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün; Süzülüp akasya dallarında gün Erir damla damla ayaklarında. Sesin perde perde genişledikçe Solan gözlerinden yağarken gece, Sürür eteğini silik ve ince Bir gölge bahçenin uzaklarında. Sen böyle kederden taştığın akşam, Derim: dudağında şarkı ben olsam; Gözlerinde damla, içinde gam Eriyen renk olsam yanaklarında! AHMET MUHİP DIRANAS |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] AKŞAMIN YANSILARI Toplarız yansılarımızı sulardan Akşamlar kilitlerken suları karanlığa Akşamlar karanlığa kilitleyince suları Susup kaldıysak bile inanmadık yalnızlığa Umutsuzluk bile iyidir Ardından sen gelirsin, umut gelir Ellerin sessizce uzanır bana Ovada tomurcuklar patlarken birer birer Her dokunuşun beni değiştirir Akşam pembeliğini yayar sulara Ben seni hep umuda benzetirim Ben seni benzetemem yalnızlığa... AFŞAR TİMUÇİN |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] ÖLÇÜ Yüreğindeki sevgi, Sonuna kadar mı? Yoksa evine akrabalarına kadar mı, Taşar mı fakir sokaklara, Taşmaz mı? Yüreğindeki sevgi, Irk kadar, din kadar mı, Sarı mı, ak mı, kara mı? Yüreğindeki sevgi, Halk kadar, memleket kadar mı? Uzanır mı beş kıt'aya, Uzanmaz mı? Yüreğindeki sevgi, Hey dost, Tariflere sığmaz mı? ARİF DAMAR |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Bazen ne istiyorum biliyor musun? Yanımda ol, Dizime uzan… Hatta konuşmayalım bile o an. Sarılma, öpme… Ama yanımda ol. Neredesin, ne yapıyorsun, kiminlesin Bunların hiçbirini düşünmediğim bir an olsun istiyorum... TEZER ÖZLÜ |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Aşk Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür; Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin. Özdemir Asaf |
Yanıt: Günün Şiiri
elinize sağlık şiirler çok güzel
|
Yanıt: Günün Şiiri
Alıntı:
|
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Yolsuz yordamsız bir kuş gibi öksendeyim. Yüreğim tir tir, örtüsünden kurtulmuş. Şimdi yoksul, şimdi çırılçıplak, şimdi soyunuk… Acını esirgeme benden, Ko sarınsın yüreğim, Ko giyinsin, ko kuşansın, Ko örtünsün. Sonra; Beni bağışla aşkım, Beni hoş gör, Seni seviyorum... TAGORE |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] HER GÜN SENİNLE Güzel olan Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak Erimek yarını olmayan zamanlarda Durdurmak bir yerde bütün saatleri Bütün kuralları kırıp parçalamak Sonra varmak o yerlere Mevsimlere dur demek Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere Delicesine içmek Ve unutabilmek her şeyi ansızın Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak Güzel olan Sevmek seni Tanrılar gibi Seninle Tanrılaşmak Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin Ne bu şehir kalacak Ne bu duygusuz sürü Bu korkunç kalabalık Her vapur seni getirecek bana Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim Kapılar sana açılacak Senin için söylenecek şarkılar Şiirler senin için yazılacak Her evde bir resmin Her meydanda bir heykelin olacak Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi Kopup ötelerden, ötelerden Yalnız bana geleceksin Bir gün bu akan sele dur diyeceğim göreceksin Ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm Sende buldum erişilmez hazları Yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan Duyguların en ölmezini sende duydum Susuzluğum dudaklarında dindi Yalnızlığım ellerinde Çoğu gün unuttum açlığımı Sende doydum İlk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun Anladım yaşadığımı her nefes alışta Seninle geçtim bütün zamanlardan Seninle var oldum Eridim seninle bir sonsuz çalkanışta Boynunda bir yer vardır, ben bilirim Ne zaman oradan öpsem Değişir gözlerinin rengi Yanar dudakların, terler avuçların Dökülür kapkara aydınlık gibi Omuzlarına saçların Gitgide artar kalbinin vuruşları Bir musiki halinde dünyamı doldurur Ansızın bütün sesler kesilir Zaman durur Bir baş dönmesi başlar o en yükseklerde Her gün seninle yeniden var oluruz Eriyip kaybolduğumuz yerde Sesini duymadığım gün Yaşanmış değil Açan çiçek değil Öten kuş değil Yüzünü görmediğim gün İçimde yıldızlar sönük Güneşler güneş değil Seni sevmediğim gün Seni anmadığım gün Olacak iş değil Her günüm seninle geçsin O güneşe en yakın Kimsenin varamayacağı bir dağ başında Uçsuz bucaksız uzak denizlerde İnsan ayağı değmemiş ormanlarda Uzaklarda, en uzaklarda O gemilerin uğramadığı limanlarda Işığım ol, alınyazım ol benim Vatanım ol, evim ol Yeter ki bir ömür boyu benim ol Her günüm seninle geçsin ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında. Dünyayı çocuklara verelim, Kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar. Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı Çocuklar dünyayı alacak elimizden Ölümsüz ağaçlar dikecekler. NÂZIM HİKMET |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Sonbahar Oluyorum Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç Ağaçlar bükmesinler n’olursun boyunlarını Neden akşam oluyorum tren kalkınca Kırlangıçlar birdenbire çekip gidince Mendiller sallanınca neden tıkanıyorum Öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki Az önceki çiçekler nasıl da diken diken Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç O sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti O elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti Artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz Günler devlet alacağı, yıllar bir kadehçik buzlu rakı Oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı Kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı Nerde şimdi, nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç… Hasan Hüseyin Korkmazgil |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] YALNIZLIK Yalnızlık bir fenerse, Ben de içindeki mum, Onu, billur bir kâse Gibi doldurur nurum. Dışarıdan bana neler Getirir pervaneler! Pırıltılar, nağmeler, Renklerle eriyorum. NECİP FAZIL KISAKÜREK |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] BEKLE Elbet bir gün, bütün çiçekler beyaz açar Hür ve mes'ut bir şarkı halinde Penceremizden uzanır nur. İstediğimiz şekilde doğar gün, Dilediğimiz gibi yağar yağmur. Gök yüzüne hayranlığımız biter; Kapımıza çırılçıplak gelen bahar, Bir tohum halinde toprağa düşer. Bizim için başka türlü eser rüzgâr Bahçelerin aşinalığı artar. Herkes gibi biz de doyasıya yaşarız hayatı Yıldızlar dilimizle konuşur. Elbet bir gün, bizim de sevgilim Köyümüzde beyaz badanalı, bir evimiz olur. YAŞAR KEMAL |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] HANNAYA ŞİİRLER 1 Dört bulut salıverdim gökyüzüne Gökyüzünün en yücesine, ucuna Biri turuncu, biri yeşil, biri al, birisi apak Dört top bulut yolladım gökyüzünün en ucuna Dört top ışıktan, koskocaman Turuncusuna sevgi yükledim Yeşiline dostluk Arkadaşlık yükledim alına arkadaşlık Apak buluta barış yükledim, Ne kadar çok özlemişsek barışı o kadar çok Gidin dedim bulutlarım yeryüzünün üstüne Yağın dedim bulutlarım yeryüzüne Yağmadık hiç bir yer bırakmayın, hiç bir yer, hiç bir yer Ama hiç bir yer, hiç bir yürek, hiç bir göz, hiç bir kulak Hiç bir ova, hiç bir çiçek bırakmayın Her yere, her yere, her yere yağın, Yağın ha yağın, Yağın ha yağın, yağın ha yağın Yağın ha yağın ha yağın Yağın insan yüreklerine. YAŞAR KEMAL 1973, İsveç |
Yanıt: Günün Şiiri
|
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Ben Artık Sen Olmuşum Sana ne demeliyim bilmiyorum, Güneşim desem güneş batıyor, Hayatım desem hayat kısa, Gülüm desem oda soluyor, Sana Canım demeliyim. Çünkü bu can seninle yaşıyor… Yarı dalgalı olmamalı deniz, Ya tam durulmalı, Ya da tam kudurmalı. Yarı ümit vermemeli sevgiliye, Ya tam sevmeli, Ya da çekip gitmeli. Ne aradıysam bil ki sende bulmuşum. Senden öncesi yoktu Seninle var olmuşum. Sende bütün özlemler. Sende bütün gelecek. Beni bende arama. Ben artık sen olmuşum. Nazım Hikmet Ran |
Yanıt: Günün Şiiri
Beyazıt Kulesi'nden Galata Kulesi' ne, İki tel çektim saçından, Bütün gece yandı durdu. S E V İ Y O R U M! ERDAL ALOVA [Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] |
Yanıt: Günün Şiiri
https://youtu.be/WvV4jju8_q0 Kadın Dediğin Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak, kımıl kımıl olacak yatakta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini. Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek,hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küfretmeyecek, Kadın dediğin ayıp nedir bilecek. Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak… Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi olmayacak. Şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak herşeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri yahut pahalı parfümlerin sindiği, boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin. Kadın dediğin güzel olacak… Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da… Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmeyecek. Namussuzluğunu , ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek ,başka sevgili edinmeyecek. Sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya… Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir, olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak… Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından,dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden,tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak. Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana rol yapmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak. En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa… Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle. Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyi de… Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. Parayla pulla, kariyerle,kimin ne dediğiyle ,sınırlamayacak. Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla… Bileceksin ki evde ‘O’ kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana… Öyle bir kadın işte… Nerede oyle kadın yoktur deme… Sende adam olacaksın seçmesini bileceksin! |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] İLKYAZDA Sen bir şarkıyı yorumlarken Ayaklarım yerden kesilir benim Yedi kat göklerde dolaşırken, Başım bir yıldıza çarpar Akkor kesilir bedenim. Sen bir şiiri yorumlarken Bense gök kuşağına binerim Yüreğim kıpır kıpır bir kuştur artık! Dağın, vadinin üzerinde Yağmurla yarış ederim. Sen bir resmi yorumlarken Boyalar canıma karışır benim Figürler egemen zaman ve mekana Yer-gök türkü çiçeğidir Yeşerten sensin güzelim. Sen sustuğun vakit ilk yaz yok artık Berekette biter, sevda da biter Birden çöküverir kış ve karanlık Şarkısız, şiirsiz, resimsiz bir dünyaya dökülür Kanatları kırılan türküler. BAHAETTİN KARAKOÇ |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] KARASEVDA Bir kere sevdaya tutulmaya gör Ateşlere yandığının resmidir Aşık dediğin, Mecnun misali kör Ne bilsin alemde ne mevsimidir Dünya bir yana, o hayal bir yana Bir meşaledir pervaneyim ona Altında bir ömür döne dolana Ağladığım yer penceresi midir Bir köşeye mahzun çekilen için Yemekten içmekten kesilen için Sensiz uykuyu haram bilen içi, Ayrılık ölümün diğer ismidir CAHİT SITKI TARANCI |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] Aşkın Gülüşü işte sana geliyorum yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan, bir yanımızı defneler sarsın... demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek senin olayım sakızağacının kokularına bürünsün saçlarımız diri gövdemiz yürüsün kuşlara doğru unutulmuş şarkılar bulsun... gülüşün badem ağacının çiçek açmış dalları ölümü alsın elimizden. bir gemi getirdim kapına: birlikte gidelim. sen içli, uzun geceli kadınlar için yaratılmışsın, uzun sabahlar için buğday tarlaları, usulbaşlı geyikler, yollar için... göğsüne düşür beni: yeryüzünün şarkılarını dinleyeyim orada gecikirsek alıp başını gider aşkın usul ırmağı -küskün- dönmez bir daha Leyla Şahin |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] DÜŞLERİN EN GÜZELİ Kim sezebilirdi fırtınayı Ardından gelen durgunluğu da O sessiz gecede gül bahçesi Üstünde bir de yarım ay Doğan günde bir çingene şenliği Gözden çıkarmıştım çok şeyi Günse gün geceyse gece Çekip giderdim bilmediğim Görmediğim duymadığım ülkelere İçimde bir bayram sevinci Yangınlar mı çıkarmadım kendimde Kentler kurup kentler mi yıkmadım Tanrılar bile zorlayamaz Göçküncüyü doğuştan serseriyi Gün oldu dağlara vurdum gittim Gün oldu çöllere sürdüm kendimi Bir yerlerden aldın diyenler haklı Sendendir güzelliğim. AFŞAR TİMUÇİN |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...] AYIN BİLİNMEYEN ÇOCUKLUĞU Benim bu şarkım, ezgisiyle, Sevginin güçlü kolları gibi Senin etrafını Sarıp sarmalayacak. Benim bu şarkım Bir kutsama öpücüğü gibi Dokunacak senin alnına. Yalnız olduğun anlarda Gelip yanında oturacak Ve kulağına fısıldayacak; Kalabalığın içinde olduğun anlarda Çevreni uzaklıkla kuşatacak. Şarkım, senin düşlerin için Bir çift kanat olacak Ve yüreğini yüklenip Bilinmeyenin dudağına götürecek. Karanlık gece Çöktüğünde yolunun üzerine, Vefakâr bir yıldız gibi gezinecek Başının üstünde. Şarkım Senin gözbebeklerinin içinde oturacak Ve senin bakışlarını Nesnelerin ta yüreğine taşıyacak. Ve senin sesin Ölümün sessizliğine gömüldüğünde, Benim şarkım Senin yaşayan yüreğinde çınlayacak. Türkçesi: Cahit Koytak RABİNDRANATH TAGORE |
| Saat: 05:49. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Altyapı bilgilerini okuduğunuz vBulletin yazılımı ForumAdası üzerinde lisanslı kullanılmaktadır.