![]() |
Yanıt: Günün Şiiri
nedenini bilmediğim
bir keder akıyor damarlarımdan. kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı, yüzüm ömrümün atlası, düzlükleri bunaltı , yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. yaşamak bir can sıkıntısı mıdır ömür hanım? |
Yanıt: Günün Şiiri
En olmazda gördüm seni
Bir ani gün gel bul beni Yıkık içimde duvarlar Tut elimden kaldır beni Yıkık içimde duvarlar Tut elimden kaldır beni Akşam üstü bir yağmurla Uğra bana ben ölmeden Kapım açık çay ocakta Gir içeri görünmeden Akşam üstü bir yağmurla Uğra bana ben ölmeden Kapım açık çay ocakta Gir içeri görünmeden Gir içeri görünmeden En dardayım gördüm seni Kaybolmuşum gel bul beni Kırık içimde aynalar Hiç olmuşum anla beni Kırık içimde aynalar Hiç olmuşum anla beni Akşam üstü bir yağmurla Uğra bana ben ölmeden Kapım açık çay ocakta Gir içeri görünmeden Dur karşımda ve gülümse Elimdeki düşsün yere Sarıl bana ve kal öyle Kokun bırak ben ölmeden Kokun bırak ben ölmeden |
Yanıt: Günün Şiiri
biliyorum sana giden yollar kapalı
üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni ne kadar yakından ve arada uçurum; insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi uyandım uyandım, hep seni düşündüm yalnız seni, yalnız senin gözlerini sen bayan nihayet, sen ölümüm kalımım ben artık adam olmam bu derde düşeli şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri rastlaşmamak için elimden geleni yaparım bu böyle pek de kolay değil gerçi… alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; bunun verdiği mutluluk da az değil ki çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem, son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu yalvarırım onu okuma çarşamba günleri cemal süreya - sana giden yollar kapalı |
Yanıt: Günün Şiiri
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından. 1947 Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan, bir daha kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini. Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. Diyelim ki hapisteyiz, yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla yani, duvarın ardındaki dışarıyla. Yani, nasıl ve nerede olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... 1948 Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız, hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, yani bu koskocaman dünyamız. Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzunluğu şimdiden. Böylesine sevilecek bu dünya "Yaşadım" diyebilmen için... Nazım HİKMET |
Yanıt: Günün Şiiri
Terk etmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça… Ve ellerim kelepçede, Tütünsüz, uykusuz kaldım, Terk etmedi sevdan beni… Ahmed Arif |
Yanıt: Günün Şiiri
sadece ikimize değil
bütün hayata üzgünüm fotoğraflarda bir gece hatırası öylesine yalnızım ki sanki yokum eriyor eski ben ve yeni biri olamıyorum kader sokulgan adımlarıyla gelip kıvrılıyor yüreğime hayat sakin şafakta evler gibi sanki hiçbir şey olmadı ikimiz yokuz sadece biz olan ikimiz yokuz deniz hep orada ve ağaçlar aynı düşlerinde ataol behramoğlu |
Yanıt: Günün Şiiri
o şimdi ne yapıyor
şu anda, şimdi, şimdi? evde mi, sokakta mı, çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı? kolunu kaldırmış olabilir, - hey gülüm, beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi... o şimdi ne yapıyor, şu anda, şimdi, şimdi? belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor. belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir, - her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren sevgili, canımın içi ayaklar!.. ve ne düşünüyor beni mi? yoksa ne bileyim fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi? yahut, insanların çoğunun neden böyle bedbaht olduğunu mu? o şimdi ne düşünüyor, şu anda, şimdi, şimdi?.. nazım hikmet |
Yanıt: Günün Şiiri
mutluluğun gözü kördür,
yalnızlık sağır. ondandır biri tökezleyerek yürür, öbürü uykusunda bile bağırır. mutluluk yalnız kendisini görür; unutur bu yüzden ilkin kendisini. yalnızlık kendi tutukluğunda özgür, boyuna bekler dönsün diye sesini. mutluluk alışır kendisine, ölümden beter; borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz. yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur; boyuna kapısına döner, açan olmaz. mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var... her ikisinin de saksılarında çiçek. biri hep başka bir renkle solar, öbürüyse ha açtı, ha açmayacak. özdemir asaf |
Yanıt: Günün Şiiri
diyorum ya hiçbir şey boşa değil
bir çiçeğin açması, yağmurun yağması bir insanın bir insanı tanıması, sevmesi hatta solması çiçeğin boşa değil konuşurken susar gibi konuşmak susarken bıçak gibi susmak bir ormanın yanışını seyretmek öylece bir gölün kurumasını boşa değil öylece nasihatler verenler teselli edenler büyük söyleyenler büyük konuşanlar sınanmamış günahın masumu olanlar sundukları yalanlar boşa değil hiçbir şey boşa değil senin benim doğmam dolmuşların dolmuş olması ve yolların azığımız sırtımızda susuz gezmemiz gönlümüzde bir deli aşkın olması boşa değil şurama iliştirdiğin ağrı boşa değil ayrılığın yazgı olması ve yoksul olmamız ve ölmemiz binlerce on binlerce ölmemiz aldanmamız yanmamız kanmamız boşa değil boşa değil gözlerin biliyorum bir sebebi var ellerin boşa değil bir sebebi var tesadüflere de inanırım sebeplere de şeytana tanrı'ya siyaha ve beyaza ben sana inanırım bu boşa değil. |
Yanıt: Günün Şiiri
kalbim
ölü mevsimler gibisin bir şeyin görünmeyen iyi yanları gibi ama bitti mevsim, bir başka yolcu yok sana fark etmez gibisin. kalbim demir masanın küfü, örtünün yırtığı camın kırığı, patlayan freni hayatımın kalbim, anla, bitti mevsim bir başka yolcu yok sana. birhan keskin |
Yanıt: Günün Şiiri
unuturum diye uyandım.
yine seninle uyandım! belli ki uyurken de sevmişim seni... sevmek güzel meslek, ama zor... can dayanıyor dayanmasına ama yürek... gitti gidecek! senin çelme taktığın yerden, başlıyorum işte hayata... halbuki sana rastladığım gün susuzdum... yalnızdım... bir çırpıda içtim, gözlerini... ama işte günlerce konuşmaz! yazmaz, aramaz, sormaz... sonra gelir, bir "merhaba" der! ve yine... o kazanır! |
Yanıt: Günün Şiiri
çok sahiplenmeden yaşamak lazım belkide hayatı..
kendimizin bile sahibi değilken, çokta bağlanmamak lazım sahibi olmadığımız hiç bir şeye ve hiç kimseye.. her an avucumuzda yok olacak bir kelebek gibi.. hem de her zaman bizimle kalacakmış gibi.. yarınlar hep var olacakmış, hem de hiç yarın yokmuş gibi yaşamak lazım hayatı.. ucundan tutarak kenarından köşesinden.. ama yüreğimizin en derininden yaşamak lazım.. eksik kalmadan iyilikten sevgiden...! can yücel |
Yanıt: Günün Şiiri
hatıralar bana gelmekle,
tamamen aldanmışlar. bir sır gibi ele verdi beni kuyularda kamışlar. ümitlerim, ne var ne yok, bitti; nöbete geçti korkular. üstüme çevrilen aydınlıklar içinden, gece - beni kurtar! behçet necatigil |
Yanıt: Günün Şiiri
“çocukların uçurtmalarına benziyorsun
biliyor musun.. rüzgârı hiç dinmeyen bir mavilikte; güneşli sular gibi gülümsüyor yüzün.. ve ben çok aşağılarda katı ülkesinde toprağın tutulmuş heyecanına titreyerek izliyorum süzülüşünü.. bir hazin hızla uzaklaşıyor her şey...” şükrü erbaş |
Yanıt: Günün Şiiri
sonra umursamamayı öğrendim
olağan terk edilişleri ve hayal kırıklıklarını hayat dört sıra çizik attı göz altlarıma dört nasihat koydum heybeme, onlarla gömüleceğim doğdum, büyüdüm, yenildim geldim, gördüm, sıkıldım sevdim, sevildim, yalan duydum, dokundum eyvallah |
Yanıt: Günün Şiiri
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama sokaklar şöyleymiş Ağaçlar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yan gelmişim diz boyu sulara Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum Hiçbirinizle dövüşemem Benim bir gizli bildiğim var Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Ben tam kendime göre Ben tam dünyaya göre Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız turgut uyar - denge |
Yanıt: Günün Şiiri
giderken
giderken, kızdığımız her şey nasıl da anlamını yitiriyor. geriye sadece hüznü kalıyor mazinin. avuçlarımızda tuttuğumuz acının tozuyla el sallıyoruz birbirimize. havaya karışan seslerimiz, sevinçlerimiz, kederlerimizle yıkanıyor yolculuğumuz. sesi hiç dinmiyor kulaklarımızda, büyüyüp kalbimizde çağlayan o anne dualarının. herkes bir hoşçakal kadar yalnız, herkes bir veda kadar kimsesiz duruyor kapısında zamanın. |
Yanıt: Günün Şiiri
Küçük İskender – De Gülüm
“De gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim İstanbul darmadağın olacak, saçlarım darmadağın. Hepsi, darmadağın! üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte, ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!“ |
Yanıt: Günün Şiiri
gözlerindeki kederi öperim
alın kırışığında kanat çırpan sevgiyi öyle yıkık durma ne olur akşama düşen gün gibi. seni bana getirdikçe güzel götürdükçe nasıl da acımasız ve soğuk adımlarını öperim çocuk öyle uzak durma ne olur. o büyük sırrını öperim bir hazine gibi üstüne titrediğin içindekini güneşini duygularının geceye düşen o çiy tanelerini. gülüşünün aylasıyla büyülü o derin göllerini gamzelerinin içimde ömrümün yudum yudum yunduğu o en temiz yerlerini öperim şükrü erbaş – öyle uzak durma ne olur |
Yanıt: Günün Şiiri
her gün, hayattan bir gündür.
geçen ömürden bir gün. hesaplaş kendinle, geçmişinle, yaptıklarınla. hatalarını bir bir gözden geçir. geçir'ki, tekrarı olmasın. günler ömründen geçerken birer birer tükenmeyeceğini sanma. her güne bir hata eklerken, kendini suçsuz sanma. hayatı güzel yaşamak için, güzel yürekli olmalısın. temiz yürekli, temiz insan. olmalısın ki. vicdanın rahat, yüreğin huzurlu, veremeyeceğin hesabın olmasın. ne bu dünyada, ne öteki dünyada yerin yok demesinler. hem rab'bine, hem ceddine saygıdan ötürü. kendinle yüzleş. varsa, hatanı düzelt. hatayı kabul etmek erdemdir unutma. |
Yanıt: Günün Şiiri
Oruç Aruoba / Özlediğin Gidip Göremediğindir
Özlediğin, gidip göremediğindir; ama, gidip görmek istediğin Özlem, gidip görememendir; ama gidip görmek istemen Özlediğin, gidip görmek istediğin- ama gidip göremediğin Özlem, gidip görmek istemen- ama, gidememen, görememen; gene de, istemen' |
Yanıt: Günün Şiiri
"gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır, ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir, öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak, sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim: biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz, biri sis içinde kirpiklerine kadar açık, bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum konuşkan gözlerinde tek sözcük bile, gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye? haydar ergülen - sis |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Güz Gelmiştir, Oruç Aruoba Geri getirecek misin güneşlerini? Donuk gözlerim özlüyor seni. Ne yaparım ki güneşsiz, sensiz? Kopuk köklerim bekliyor seni. Geri getirecek misin ellerimi? Güdük bileklerim özlüyor seni. Ne yaparım ki elsiz, sensiz? Çürük isteklerim bekliyor seni. Geri getirecek misin ışıklarını? Soğuk kağıtlarım özlüyor seni. Ne yazarım ki ışıksız, sensiz? Boğuk harflerim bekliyor seni. Geri getirecek misin ellerimi? Kırık sözcüklerim özlüyor seni. Ne yazarım ki elsiz, sessiz? Yıkık tümcelerim bekliyor seni. Bekleyeceğim Gene de Hiçbir tekne getirmese de seni— Getirene dek Hiçbir tekne. Gene de… |
Yanıt: Günün Şiiri
içkiye benzer bir şey var bu havalarda
kötü ediyor insanı, kötü... hele bir hasretlik oldu mu serde; sevdiğin başka yerde, sen başka yerde. dertli ediyor insanı, dertli. içkiye benzer bir şey var bu havalarda, sarhoş ediyor insanı, sarhoş. orhan veli |
Yanıt: Günün Şiiri
ben seni sevdim mi? sevdim, kime ne
tuttum, ta içime oturttum seni aldım, okşadım saçlarını, öptüm içtim yudum yudum güzelliğini ben seni sevdim mi? sevdim elbette bendeydi özlemlerin en korkuncu çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu ben seni sevdim mi? sevdim doğrusu sevdikçe tamamlandım, bütünlendim biri vardı ağlayan gecelerce biri vardı sana tutkun; o bendim ben seni sevdim mi? sevdim en büyük en solmayan güller açtı içimde ömrümü değerli kılan bir şeydin sen benim bozbulanık gençliğimde ben seni sevdim mi? sevdim, öyle ya bir çizgiye vardım seninle beraber ve bir gün orada yitirdim seni ben seni sevdim mi? sevdim, ya sen beni? ümit yaşar oğuzcan |
Yanıt: Günün Şiiri
Özletiyor Seni Bu Yağmurlar - Ahmet Telli
Burada yağmur yağıyor Aralıksız yağıyor günlerdir Ama sen yine de şemsiyeni Almadan gel ilk otobüsle Buğulanan camlara usulca Yüzünü çiziyorum ki yüzün Bir yağmur damlası olup Düşüyor yapraklarına gülün Güller de bozamıyor bu uzun Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazen Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir Sonra yürümeliyiz seninle Sokaklara caddelere çıkmalıyız Belki bir aşktır bu kentin Belleğini geri getirecek olan Burada yağmur yağıyor ama sen Şemsiyeni almadan gel yine de Özletiyor bu çılgın sağanak seni Sırılsıklam özletiyor biliyor musun? |
Yanıt: Günün Şiiri
herkesin;
bir umudu vardır, bir savaşı, bir kaybedişi, bir acısı, bir yalnızlığı, bir hüznü… çünkü herkesin bir gideni vardır. içinden bir türlü uğurlayamadığı.. |
Yanıt: Günün Şiiri
kırılgan bir çocuğum ben
yüreğim cam kırığı bütün duygulardan önce öğrendim ayrılığı saldırgan diyorlar bana oysa kırılganım ben gözyaşlarım mücevher saklıyorum herkesten ürküyorlar gözümdeki ateşten ürküyorlar dilimdeki zehirden ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözükara cesaretimden diyorlar: bir yanı sarp bir uçurum, bir yanı çılgın dağ doruğu. oysa böyle yapmasam ben nasıl korurum içimdeki çocuğu? bir yanım çılgın nar ağacı bir yanım buz sarayı. murathan mungan - kırılgan |
Yanıt: Günün Şiiri
birisi biri için,
bilerek, bilmeyerek, her biçimden bir anlam, her anlamdan bir biçim beklemiştir giderek, bekledi, bekleyecek, birisi biri için. o belki de gelecek, belki de gelmeyecek. birisi biri için gelecek, gelmeyecek, sürecek için için, ama hiç gitmeyecek, hep başlayıp yeniden ve de hiç bitmeyecek. özdemir asaf - bolero |
Yanıt: Günün Şiiri
nasıl bulabilirsin kendini
başkasında kaybolmadan herkesin geçiş izni yoktur bir diğerine sınır ya da öteki kaçak çıkar yoluna nasıl kavramlaştırırsan artık var olmanın bedenlerini kendi hayatında farklılıklar kurar benzerliği uzun ya da kısa yakın ya da uzak ben dediğinden kendine ne kaldıysa herkes bir gün anlar neye benzediğini; karıştıkça kayıplara bulduğu tekrarlarla.. murathan mungan |
Yanıt: Günün Şiiri
Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu; Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemiş birdenbire oldu. Birdenbire, Birdenbire; Her şey birdenbire oldu. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; Yollar, kırlar, kediler, insanlar... Aşk birdenbire oldu, Sevinç birdenbire. orhan veli kanık |
Yanıt: Günün Şiiri
Para ile her şeye sahip olunacağı söylenir,
Yiyecek satın alabilirsin, ama iştah satın alamazsın. İlaç alırsın ama sağlık alamazsın. Bilgi alırsın ama bilgelik alamazsın. Gösteriş alırsın ama güzellik alamazsın. Eğlence alırsın ama neşe alamazsın. Tanıdık alırsın ama dost alamazsın. Hizmetçi alırsın ama sadakat alamazsın. Boş vakit alırsın ama huzur alamazsın. Para ile her şeyin kabuğunu alır; Hiçbir şeyin çekirdeğini alamazsın! Anne Garborg |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Akarsuya Bırakılan Mektup Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç Ağaçlar bükmesinler n’olursun boyunlarını Neden akşam oluyorum tren kalkınca Kırlangıçlar birdenbire çekip gidince Mendiller sallanınca neden tıkanıyorum Öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki Az önceki çiçekler nasıl da diken diken Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç O sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti O elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti Artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz Günler devlet alacağı, yıllar bir kadehçik buzlu rakı Oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı Kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı Nerde şimdi, nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç… Hasan Hüseyin Korkmazgil |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Yavaş yavaş ölürler Seyahat etmeyenler. Yavaş yavaş ölürler Okumayanlar, müzik dinlemeyenler, Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar. Yavaş yavaş ölürler Alışkanlıklarına esir olanlar, Her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler, Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler, Bir yabancı ile konuşmayanlar. Yavaş yavaş ölürler Heyecanlardan kaçınanlar, Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar. Yavaş yavaş ölürler Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler, Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar, Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar PABLO NERUDA |
Yanıt: Günün Şiiri
HAZİRAN
Her akşam bulutlar Bilmez telaşımı, Her akşam bulutlar. Belki de haziran Bulacak naaşımı, Belki de haziran. Bir gün geleceğim Alıp şu başımı Bir gün geleceğim. CAHİT KÜLEBİ |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
Anılarda Yaşarken Çekingen adımlarla sesiz ve ürkek Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin O büyülü şarkılarını söyleyerek Gençliğimi geri getirdi ellerin Sundun paha biçilmez güzelleğini Öylesine diri öylesine sıcak Böylesine bir mutluluk anladım ki Ömür boyunca bir kez yaşanır ancak Bir kez nefes aldığını anlar bir gün Bir kez bir kişiyle insan bütünlenir Özlem dediğimiz o hançer bir düşün Bir kez saplanmak için kaç kez bilenir Anılarsa bitmez bizimdir daima Umulmadık yerlerde yeşerir büyür Yaşamak baştanbaşa yalan olsa da O alır bizi uzaklara götürür Emzirir gür memelerinden istekle Biz farkına varmadan uzar ömrümüz Anılarda yaşarken bir gün gelir de Biz de birer anı olur ölürüz. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Yanıt: Günün Şiiri
[Only registered and activated users can see links. Click Here To Register...]
SEVGİLİM BEN ŞİMDİ Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz "Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz". Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere O gülün yüzü gülmüyor sensiz O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı Hepten hüzünlü bu günlerde Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye Masada tabaklar neşesiz Koridor ıssız Banyoda havlular yalnız Mutfak dersen - derbeder ve pis Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş Vantilatör soluksuz Halılar tozlu Giysilerim gardropda ve şurda burda Memo'nun oyuncak sepeti uykularda Mavi gece lambası hevessiz Kapı diyor ki açın beni kapayın beni Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi Radyo desen sessiz Tabure sandalyalardan çekiniyor Küçük oda karanlık ve ıssız Her şey seni bekliyor her şey gelmeni İçeri girmeni Senin elinin değmesini Gözünün dokunmasını Ve her şey tekrarlıyor Seni nice sevdiğimi CEMAL SÜREYA |
| Saat: 02:07. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Altyapı bilgilerini okuduğunuz vBulletin yazılımı ForumAdası üzerinde lisanslı kullanılmaktadır.